Transseksüeller için rapor alma süreci İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’na poliklinik başvurusuyla başlar. Burada ilk etapta poliklinik ve/veya özel muayene ile detaylı bir anamnez alınmaktadır. Aile yapısı, aile bireylerinin kişilik özellikleri, kişinin bebeklikten itibaren gelişim ve eğitim süreci, çevreyle olan etkileşimi, transseksüelliğine ait farkındalığıyla birlikte yaşadığı bireysel ve sosyal değişikliler, tuvalet alışkanlığı, cinsel yönelimi, cinsel ilişkide üstlendiği rol, açık olup olmadığı, giyim tarzı ve zaman içinde giyim tarzındaki değişiklikler, daha önceki beraberlikleri ve sonuçları tek tek sorgulanır. İlk aşama en az üç veya dört seans poliklinik kontrolü şeklinde, genellikle ayda bir olan görüşmeler şeklinde yapılır. Çeşitli psikiyatrik ve kognitif (bilişsel) değerlendirmelerden sonra ikinci aşama olan grup terapisi sürecine girilir.
Grup terapisi kişinin hem bireysel olarak hem de diğer transseksüel birey ve hekimlerle olan ilişkisi içerisinde değerlendirildiği bir dönemdir. Grup terapisinde güne kişilerin bir yoklaması yapılarak başlanır. Kişinin hem nüfus cüzdanında yer alan hem de transseksüel kimliğinde kullanmış olduğu ismi telaffuz etmesi beklenmektedir. Burada amaç, kendisiyle ve transseksüel kimliğini kabullenmeden önceki hayatıyla var olan ilişkisini değerlendirmektir. O dönemin yok sayılmaması ve kabullenilerek söz edilebiliyor olması amaçlanan hedeflerden birisidir. Ayrıca alınan yoklama sırasında herkesin oturma düzeni, bireyler arasında grupların olup olmadığı, kadın ve erkek transseksüeller arası dinamikler de izlenir.
Daha sonra kişi bir önceki ayda yaşamış olduğu olumlu ve olumsuz şeyleri "iyiler ve kötüler" başlıkları altında, iki tur halinde herkesin sırayla söz aldığı bir ortamda anlatır. Konuşanın sözünün kesilmeden dinlenmesine önem verilir. Yeri geldikçe üzerinde tartışılacak konular herkesin yorumuna açılır veya bireysel olarak herkes kendi fikrini belirtebilir. Vakit kaldığı takdirde ortak olarak bir olgu zemininde veya genel bir konuda tartışmalar yapılabilir. Genellikle on beş veya yirmi kişi katıldığı için bu bölüme yeterince vakit kalmayabilir. Grup terapilerine ve poliklinik görüşmelerine devamlılık gösterilmesi, şartlar ne olursa olsun gelinmesi rapor sürecindeki kararlılığa paralel olarak değerlendirilmektedir. Verilen uzun aralar terapi sürecine baştan başlatılmak gibi olumsuz sonuçlara yol açabilir. Hekimlerin tavırları genellikle olumludur ancak karşılaşılabilecek sert çıkışlara rağmen kararlılığın sürdürülerek terapi sürecine gelinmesi kişinin yararına olacaktır.
Grup terapisindeki belli bir süreden sonra kişi hastanenin endokrinoloji bölümüne sevk edilir: Burada çeşitli biyokimya ve hormonal tetkiklerin ardından hormona başlanmasına engel teşkil edecek bir durum olup olmadığı araştırılır. Daha sonra şartlar uygun olduğu takdirde hormon tedavisine başlanır.
Terapi sürecinde çevreye açılmak, sosyal hayatı transseksüel kimliğine göre yönlendirmek konusunda ilerleme sağlamak beklenmektedir. Terapi sürecine ek olarak yılda bir veya iki kere aile görüşmeleri de yapılır. Bu görüşmelere sadece gönüllü olan aile üyeleri alınır ve onların da tıpkı transseksüel bireyler gibi bu durumu yalnız başlarına yaşamadıklarını fark etmelerinin ve birbirlerinin tecrübelerinden yararlanmalarının sağlanmasına çalışılır.
İki yıllık bir izleme sonunda rapor aşamasına hazır olduğuna karar verildiğinde kişi hakkında bir dosya hazırlanır. Daha sonra psikiyatrlardan oluşan bir jüri önünde hazırlanan dosya ışığında sorulan bazı sorularla kişi değerlendirmeye alınır ve ardından raporu çıkar.
Çıkan raporla mahkemeye başvurulur. Genellikle bir avukat aracılığıyla mahkemeyi takip etmek kişi açısından daha kolay olacaktır. Mahkeme ameliyat olabilme iznini vermeden önce kişiyi, transseksüel olduğunu onaylaması için farklı bir “hakem hastane”ye gönderir. Bu aşamada avukatın davaya bakan mahkemenin hangi “hakem hastane”ye gönderdiği konusunda kişiyi bilgilendirmesi çok önemlidir. Çünkü her hastane transseksüellere aynı şekilde yaklaşmamaktadır ve ilgili mahkeme sıklıkla hep aynı hastaneye yolladığı için avukatın bunu takip ederek gerekli şekilde mutlaka kişiyi bilgilendirmesi gerekir. “Hakem hastane” aşaması daha zor bir süreçtir. Bu aşamada, kişinin almış olduğu raporu hiç dikkate almayan hekimler çıkabilir. Burada genellikle psikiyatri, üroloji, kadın doğum bölümlerine açılan sevklerle muayene olunması istenir. Ancak bu aşamada, transseksüellerin hekime ve ilgili bölüme göre değişen derecelerde zorlamaya uğradıklarının bilinmesinde yarar vardır. İşler beklenildiği veya en azından olması gerektiği kadar kolay yürümeyebilir. Genellikle daha önce yapılmamış olan genital bölge görüntüleme tetkikleri ve psikiyatrik testler istenir. Daha önce yapılmış olan testlerin tekrar yapılması da istenebilir. İlgili bölümlerin verdikleri raporlardan sonra tekrar heyete girerek ortak bir rapor çıkar. Bu aşamadan sonra alınan “hakem hastane” raporu mahkemeye götürülerek ameliyat için gerekçeli karar alınabilir.
Barış
donme dergisi yazarlarinin ve hepimizin katılımıyla yazılarımızla, yorumlarımızla yasam deneyimlerimizi paylaşacağımız, tartışacağımız bir blog yaratmayı hayal ediyoruz.
6 Ekim 2010 Çarşamba
Cinsiyet Düzeltme Bürokrasisi
Etiketler:
ameliyat,
cinsiyet düzeltme,
cinsiyet geçişi,
çapa,
rapor,
terapi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder