donme dergisi yazarlarinin ve hepimizin katılımıyla yazılarımızla, yorumlarımızla yasam deneyimlerimizi paylaşacağımız, tartışacağımız bir blog yaratmayı hayal ediyoruz.

6 Ekim 2010 Çarşamba

Haber 1: Federal gey/lezbiyen hakları kanun tasarısı: Ya hep beraber, ya hiçbirimiz

"Ya hep beraber, ya hiçbirimiz." Bu cümle benim LGBTT'leri iş hayatında ayrımcılığa karşı koruyacak gey hakları yasa tasarısından travesti ve transseksüellerin çıkartılması konusundaki tartışmalara ilişkin hislerimi özetliyor.

Geçen hafta Birleşik Devletler temsilcisi Barney Frank yasadan travesti/transseksüellerin silinmesi için düğmeye bastı. Kongrede dün yasayla ilgili bir oturum programlanmıştı. Travesti/transseksüel aktivistlerin ülke çapında sergilediği protestolar neticesinde, bu oturum 2 hafta sonraya ertelendi. San Francisco'da protestocular Beyaz Saray sözcüsü Nancy Pelosi'yi yasa tasarısının orijinal haline sadık kalmaya zorlamak için ofisinin dışında 24 saat nöbet tuttular.

Bu noktada çoğu LGBTT kuruluş, hatta daha muhafazakâr olan İnsan Hakları Kampanyası, tt'leri (travesti/transseksüel) kapsamayan bir yasa tasarısından desteklerini çektiler. Şimdi Frank'in ne yapacağı belirsiz.

Dün hafta yayınlanan 4 sayfalık bir raporda, açık bir gey olan Frank "cinsiyet kimliği'nin dâhil edilmesinin bu yasa taslağını öldüreceğini söyledi. 'LGBTT topluluğunun ve önyargıya karşı mücadelemizi aktif olarak destekleyen milyonların yüzyüze kaldığı soru, çok iyi bir yasa tasarısının kabul edilme şansını tek bir büyük boşluk içerdiği için kaçırıp kaçırmayacağımız" diyor Frank. Frank gibi kıdemli bir kongre üyesi "büyük bir boşluk" içeren bir yasada bir sorun görmüyor? Bunun yanı sıra, tt'leri yasa tasarısının dışında tutmak "büyük bir boşluk"tan fazlasıdır. Topluluğumuzun fazlasıyla korunmaya ihtiyaç duyan bir parçasını feda etmek/gözden çıkarmak demektir. LGBTT topluluğun içinde tt’ler iş hayatında ayrımcılığın en büyük örneklerini yaşıyorlar ve homofobik şiddetin oldukça sık hedefi oluyorlar.

70lerden beri, queer(eşcinsel) hareketi, güç ve tehlikeli bir durum olarak algılandığından, genellikle cinsiyet kimliğini cinsel yönelim ayrımcılığına dair yasa tasarılarından ayrı tutma stratejisini benimsedi. Bunun gerekçesi, yasa koyucuların cinsiyet değişimi ve cross dressing'i onaylar görünmediklerinde seçmenlerin öfkesini göze almaya daha meyilli oluşuydu. Köktendinci Hıristiyanlar ya da muhafazakar orta sınıf Amerikalıların bu kadar net ayrımları olduğunu düşünmüyorum. Onlar LGBTT insanları sevmiyorlar -o kadar. Aşamalı gelişmeden yana olanlar (incrementalists) tt'leri dışarda bırakan bir yasa tasarısı onaylanırsa, LGBTT aktivistlerinin hemen yarın tt'lerin korunması için yasa talebinde bulunacaklarını düşünmemizi istiyorlar. İlk aktivist yıllarımı geçirdiğim Philadelphia'da 1973 yılında sınırlı bir gey hakları yasa tasarısı şehir konseyine sunulmuş ve kabul edilmemişti. 1982 yılında tekrar sunuldu ve geçti. 20 yılı aşkın bir zaman sonra (Mayıs 2002) tt hakları yasası en sonunda şehir konseyinden geçti. 20 yıl, beklemek için uzun bir süre...

19696'da New York’ta tt bireyler tarafından başlatılan bir ayaklanma gey özgürlük hareketinin başlamasına yol açtı. Kimin haklarının daha önemli ya da desteklemeye uygun olduğu konusunda bir hiyerarşi yaratmamak onlara olan borcumuzdur. Eğer tt’leri de içeren bir yasa tasarısında ısrarcı olmak, tasarının geçmesine yetecek oyları kazanmak için birkaç yıl daha beklemek anlamına geliyorsa bana uyar.

Dediğim gibi: Ya hep beraber, ya hiçbirimiz.

Tommi Avicolli-Mecca
3 Ekim 2007

Tommi Avicolli Mecca 19714den beri eşcinsel hareketin aktivistlerinden biridir. Yazıları ve diğer projeleri www.avicollimecca.com adresinden izlenebilir.


çeviren: ayşegullüm ve eda

Hiç yorum yok: