donme dergisi yazarlarinin ve hepimizin katılımıyla yazılarımızla, yorumlarımızla yasam deneyimlerimizi paylaşacağımız, tartışacağımız bir blog yaratmayı hayal ediyoruz.

11 Ekim 2010 Pazartesi

Haber: erkek, kadın, erkek. michael’ın destansı yolculuğu

Kelli Kennedy (Associated Pres), 27 Kasım 2007

Dört gündür uykusuz ve yeşil reçeteli ilaçlardan kafası kıyak bir şekilde Harley’ine atladı ve kendine ev olarak seçtiği devasa kilise doğru sürdü.

Üzerindeki küfürlü sözlerle göze çarpan bir tişörtle kilise ofisine girdi. Elinde kıvırcık, uzun kızıl saçlı ve dudakları sarkmış bir kadının resmi vardı.

“Bir zamanlar bu bendim,” dedi.

“ve bu” – düz göğsünü, kel kafasını ve keçi sakalını işaret ederek – “olduğum şey”.

Erkek olarak doğdu. Sosyal uyumsuzlukla geçen uzun bir süreden sonra kendini çekici kızıl saçlı Michelle’e dönüştürdü.

Şimdi, yeniden Michelle olmak istiyor ve kendisini erkeğe dönüştürdüğü için kiliseyi suçluyor.

---
Seksle ilgili bir şey değildi. Yeni kıyafetler ve 45 çift ayakkabı eğlenceliydi ama tatmin edici değildi.

Berke arkadaşlık istiyordu, kadınların sahip olduğuna benzer.

Birlikte alışverişe çıktıklarını ve tuvalette dedikodu yaptıklarını hayal ediyordu. “Her zaman kadınların birbirlerinin ellerini tutmalarını, kucaklamalarına hayran olmuştum ve bunda anormal hiçbir şey yoktu. Cinsel bir şey değildi” diyor. “Kadınların yaşam tarzı daha sosyal, şefkatli, sevgi dolu ve anlayışlı oluyor.”

Mutlu bir hayatı olmadı. Okulda farklı olduğu için çocuklar alay etti, o da asileşti ve çoğunlukla da başını belaya soktu.

Ailesiyle olan zoraki ilişkisini ve evi 19 yaşındayken terk etti, sokaklarda yaşadı ve işten işe savruldu. Paula Abdul ve Janet Jackson için teknisyen olarak çalıştı, bunu veterinerde garip işler takip etti, solaryum salonunda tırnak teknisyeni olarak çalıştı. İçki içti ve uyuşturucu kullandı.

Erkekler arasında Berke hiçbir zaman kendini rahat hissetmedi – basmakalıp duygusuz, maço, kızgın erkekten tiksindi. Erkeklere karşı cinsel bir şey hissetmedi ve hiçbir zaman bir erkekle seks yapmadı.

2003’te, 39 yaşında, Michelle oldu.
80,000 dolar kadar parayı ve kredi kartını ameliyat ve kışkırtıcı kadın kıyafetlerine harcadı. Burun ameliyatı, kaşını kaldırttı ve elmacık kemiklerine yağ iğneleri oldu. Doktoru ona hormonlar verdi ve bir yıl sonra meme protezi takıldı.

Penisini aldırmadı, çünkü ameliyatı çok pahalı ve kendisini hala heteroseksüel olarak tanımlıyor. (Kadınlarla ilişkisi olmuş ve hayatını birlikte geçirebileceği bir kadınla tanışmayı umut ediyor.)

Dönüşüm kolaydı, bir rüya. Michael olarak az arkadaşı vardı ama düzenli bir işi yoktu dolayısıyla iş arkadaşlarına beceriksizce açıklamalar yapmak zorunda kalmıyordu.

Michelle güzel şeyleri severdi. Kolayca arkadaş edinirdi ve çok iyi bir dansçıydı; Michael bir kere bile dans pistine adımını atmamıştı.

Yıllar sonra Michelle annesi ve kız kardeşiyle konuştu. Bir keresinde Şükran günü tatili ve yeni doğan yeğenini görmek için Cincinnati’ye de gitti. Kadınlar için adsız narkotik toplantılarına gitti ve “hissettiklerinin diğerleriyle aynı olduğunu anladı ve duygusal olarak anlaşıldı.”

Ama Michelle’ken bile aynı problemler kendini göstermeye başladı.

“Ben içte hala aynı kişiydim. Michelle ise sadece dıştı” diyor Michael.

Depresyondaydı, intihara meyilliydi, kendini kesmeyi düşünüyordu. Kot pantolonlarına sığmak için yemek yemeyi kesti ve 42 bedenden 36 bedene indi. Michael gibi uyuşturucu ve alkolle mücadele etti.

2005’e gelindiğinde Michael “neden Tanrı olmasın ki?” dışında her şeyi denemişti. Bir arkadaşı onu kiliseye davet etmişti.

----

Eyaletteki en büyüğü olan, 20000 üyeli Evanjelik kilisesi olan Calvary Chapel (küçük kilise) gey cemaati kabul ettiği için ünlüydü. Katılımcılarından birkaç eşcinsel ve transseksüel kilise liderliğine kabul edilmeseler de, seksin kadın ve erkek arasında evlilikte olması gerektiğini söyleyen İncil mesajını yayan dini törenlere katılmakta serbesttiler.

Washington, Walla Walla’daki Whitman College’da toplumsal cinsiyet ve din konusunda doçent olan Dr.Melissa Wilcox birçok Evanjelik kilisesinin artık eşcinsellere karşı cehennem ateşi vaazları vermediğini ve bu üyelerini ruhsal olarak sağaltılması gereken, depresyon gibi bir psikolojik hastalığa yakalanmış hastalar olarak gördüğünü söylüyor.

“Hıristiyanlıkta açılma: Din, Kimlik ve Toplum” (Coming Out in Christianity: Religion, Identity, and Community) kitabının yazarı da olan Wilcox “olayı sadece bir günah olarak gören kiliseler Michael gibi kişileri hoşgörüyle karşılamazdı” dedi.



“Günahtan nefret edip günahkârı sevmek inançlarını yaşamanın bir yoludur. 90’ların başlarından beri birçok kişi umut vaat ettiği için Protestanlığa döndü.”

Michelle neşeli müziği ve iyi hissettiren vaazları sevdi.

Herkes çok iyiydi. Kendini daha rahat hissetsin diye özel bir kadın İncil çalışma grubuna koydular. Yeni arkadaşları kadına dönen bir gey adamın tekrar erkeğe döndüğünü ve bir kadınla evlenip çocuklarıyla mutlu yaşadığı bir videolar gösterdiler.

Sen de buna sahip olabilirsin dediler.

“Çok iyi bir kadınla tanışabilir ve evlenebilirsin” dediler, bu istediğim bir şeydi bu yüzden derinden etkiledi. Doğru şeyi yaptığımı düşünüyordum.

Michelle Calvary Chapel Papazı Bob Coy ile tanıştığında bir senedir sahip olduğu büyük memelerini utandığı için büyük erkek tişörtleri giyerek saklamaya çalışıyordu.

Bir Pazar günü mihrapta dua ederken Berke Tanrı’yı buldu. Birkaç hafta sonra Michelle kilise liderine tekrar erkek olmak istediğini söyledi.

Sakallı, müzik sanayindeki aşırılıklardan, uyuşturucudan ve alkolden kurtarılma hikâyesi olan karizmatik lider olan Coy, “o gözlerinde yaşlarla yardım isteyen adamdı” diyor.

Kilise liderleri Michelle’ haftalarca danışmanlık yaptılar. Kilise çalışanı Craig Huston, ikinci el mağazalarına götürüp para vermeden dolaptan erkek kıyafetleri seçmesine izin verdiklerini söyledi. Kilise üyesi olan bir estetik cerrahı ayarladılar ve para almadan meme protezini çıkardı.

Doktor ne zaman ameliyat olmak istediğini sordu.

“Yarın” diye şakalaştı Michelle.

Doktor randevuyu sabah 10’a verdi. Ve böylece Michelle gitti, diyor Michael üzülerek.

Ardından pişmanlıklar çabuk geldi.

Michael İncil ve diğer teoloji kitaplarında cevaplar aramaya başladı ama daha çok soru buldu. Dirilişin meşruluğunu ve tek gerçek din inancını sorgulamaya başladı.

İki hafta sonra kiliseye gitmeyi bıraktı ve partilere yeniden başladı. Bir avuç hapı votkayla mideye indirmesini intihar girişimi olduğunu söyledi.

Bu Harley’le kiliseye gidip liderle yüzleştiği zaman oldu. Şimdi 43 yaşında olan Michael, erkek olması için tatlı sözlerle kandırıldığını ve kilisenin “evcil hayvan projesi” olduğunu söyledi.

Coy kilisenin Michael ile ilgili bir gündemi olmadığını söyledi. Yardım istedi. Yardım edildi.

“Birisine zorla bir şey yaptırıldığında bunun yasal ve ruhsal sonuçlarının ne olacağının farkındayım” diyor Coy.





“Michael’e yaptığımız tüm yardımları Michael kendi istedi. Farklı liderler onun hayatına saatlerini akıttı. …”

Yeni bir motor satın aldı ve ateşe attığında olduğu gibi. Kilise motoru papazlığa yardım etsinler diye gönderdi. Hatta kilisede çalışanlardan biri Michael’a kendi motorunu ödünç verdi diyor Huston.

“Bir duygusal uçtan diğerine geçiyor” diyor Huston.

Ameliyat olmak isteyen ve çabuk olması için de baskı yapanın Michael olduğunu söylüyor Huston.

Huston, “Biz teşvik ettik ama o başlattı” diyor.

-----

Bugün Michael’e baktığımızda Michelle’in var olduğunu veya onu özlediğini söylemek çok zor.

Kafası kazıtılmış. Alnında kaş kaldırma ameliyatından kalma belli belirsiz bir gökkuşağı şeklinde yara var.

Uzun ve saçaklı kırmızı keçi sakalı var. Kotları, kasları gösteren tişörtleri ve asker botlarını seviyor. Kişilik özellikleri feminen değil, ince bir sesi var, bakışları doğrudan.

Günde birkaç tane adsız narkotik toplantılarına katılıyor.

Ayrılmış babasının ona aldığı Delray Beach’teki evde oturmuş opera dinliyor ve zincirleme Camel Reds sigarası içiyor. Eski dostlarmış gibi Michelle’in sevdiği uzun topuklu ayakkabılardan ve pembe iç çamaşırlarından bahsediyor. Alışverişi severdi ve Michael’i neredeyse iflas ettiriyordu, diyor. Michelle’in kıyafetlerini onun en iyi arkadaşı Rachel’a verdi; onun süslü giysileri etrafında görmek acı vericiydi.

Pembe renkli halı, kelebek şekilli havlular, bir vazo dolusu çiçek ve Michelle’in önünde makyajını yaptığı boy aynası geride kalan az hatıralardandı.

Gerçekte, tekrar Michelle olamayacağını biliyor.

“Bir kez daha yaparsam insanlar daha da dengesiz olduğumu düşünecekler” diyor Michael. Michael’a dönüştüğünde annesi ve kız kardeşinin onunla konuşmadığını söyledi.

Okula dönüp psikoloji okumaktan veya yaşamını yazmaya başlamaktan bahsediyor. Çalışmıyor, babasından kalan para ve diz yaralanmasından dolayı gelen engelli parasıyla geçiniyor.

Dakikası dakikasına uymuyor, depresyonla umut arasında gidip geliyor.

“Günlük hayat sorunlarında bile mücadele etmem gerekiyor” diyor.

Birkaç dakika sonra; “belki de doğru kadınla tanışıp evlenmem gerekiyordur. Gerçekten de ne yöne gideceğimi bilmiyorum.”
Tags: haber çeviri, transseksüel


çeviri: aligül

Hiç yorum yok: