donme dergisi yazarlarinin ve hepimizin katılımıyla yazılarımızla, yorumlarımızla yasam deneyimlerimizi paylaşacağımız, tartışacağımız bir blog yaratmayı hayal ediyoruz.

6 Ekim 2010 Çarşamba

LGBTT bireylerin insan haklarını izleme ve hukuk komisyonu bülteni

Türkiye’de LGBTT Bireylere Yönelik Nefret Suçları
Türkiye’de LGBTT bireylerin maruz kaldıkları insan hakları ihlalleri gün geçtikçe artıyor. LGBTT bireyler sırf cinsel yönelimleri veya cinsiyet kimlikleri nedeniyle ayrımcılığa, kötü muamele ve işkenceye maruz kalıyorlar. Ayrımcılığa karşı örgütlenmelerinde engellerle karşılaşıyorlar.

LGBTT Bireylerin İnsan Hakları İzleme ve Hukuk Komisyonu olarak sivil anayasa tartışmalarının yapıldığı şu günlerde, Anayasa’ya ve ilgili kanunlara cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ayrımcılığına karşı hükümlerin eklenmesini, LGBTT bireylere yönelik nefret suçlarının tanımlanmasını ve cezalandırılmasını talep ediyoruz.

Bursa’da Nefret Cinayeti
Eğitim ve çalışma haklarından mahrum bırakıldıkları için fuhuşa sürüklenen travesti ve transeksüeller insan hakları ihlallerine maruz kalıyorlar. Travesti ve transeksüellere yönelik işlenen suçlarda sürekli olarak zanlıların “haksız tahrik” indiriminden faydalanması transeksüel ve travesti bireylere yönelik nefret suçlarında artışa neden olabilmekte.
Bu nefretin son kurbanlarından biri Bursa’da seks işçiliği yapan 22 yaşındaki Ece adlı travesti oldu. Ece, 18 Ağustos gecesi birlikte olma teklifini kabul etmediği bir kişi tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Olay sırasında Ece’yi korumaya çalışan 19 yaşındaki arkadaşı Didem de elinden yaralandı.
13 Ağustos’ta Ece ve Didem arkadaşlarıyla birlikte seks işçiliği yapmak istemediklerini belirten bir basın açıklaması yaparak Türkiye İş Kurumu Bursa İl Müdürlüğü’ne iş başvurusunda bulunmuşlardı.
Türkiye’de transeksüel ve travesti bireylerin temel hak ve özgürlüklerini kullanabilecekleri düzenlemelerin yapılmasını talep ediyoruz.

Konya’da Nefret Cinayeti
20 yaşındaki Abdullah’ın da LGBTT bireylere yönelik nefretin kurbanı olduğu haberi geldi. Konya’da meydana gelen olayda Abdullah, internette tanıştığı iki kişi tarafından boğazından ve kasığından bıçaklanarak vahşice öldürüldü. Abdullah’ın cesedi öldürüldükten üç gün sonra bulundu.
Eşcinsellere yönelik nefret suçlarının tanımlanmasını istiyoruz. Türkiye’nin her yerinde eşcinseller ayrımcılığa, şiddete uğruyorlar. Mevcut yasalar LGBTT bireyleri ayrımcılığa, şiddete karşı korumuyor. LGBTT bireylere yönelik işlenen suçlar cezasız kaldığı müddetçe insan hakları ihlalleri yaşanacaktır.

İstanbul’da Nefret Suçları
LGBTT bireylere yöneltilen bu ayrımcılık ve şiddet aslında politik olarak destekleniyor. Bu politikanın sonucu olarak LGBTT bireyler, İstanbul Taksim bölgesinde yaşanan olayda olduğu gibi, asayişi sağlamakla görevli olan polisin de saldırısıyla karşı karşıya kalabiliyorlar.
25 Ağustos sabahı eşcinsel barı Tek Yön’den çıkan 19 yaşındaki E.Ç. sokak ortasında iki polis tarafından tekme tokat dövüldü. Polis aracının önünden çekilmediği gerekçesiyle polis dayağına maruz kalan E.Ç., “polislerin kendisini bindirdikleri araçta dövmeye devam ettiklerini, içlerinden birinin pantolonunu indirmeye çalışarak kendisine tecavüz girişiminde bulunduğunu, ancak kendisinin karşı koyması sonucu vazgeçtiğini, daha sonra götürüldüğü Taksim İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde de cinsel yönelimi dolayısıyla bir polisin “ibne bu!” şeklinde hakaretine uğradığını, emniyet müdürlüğünde 10 kadar polis tarafından daha dövüldüğünü ve hakkında tutanak da tutulmadığını” söyledi. Serbest bırakıldıktan sonra Taksim İlkyardım Hastanesi’ne giderek darp raporu alan E.Ç. olayda yer alan polisler hakkında suç duyurusunda bulundu.
LGBTT Bireylerin İnsan Hakları İzleme ve Hukuk Komisyonu olarak Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nda yapılan değişikliklere ilişkin bir basın açıklaması yaparak, bu değişikliklerin LGBTT bireylere yönelik insan hakları ihlallerini artıracağının altını çizmiştik. Komisyon olarak İçişleri Bakanlığı’nın bu olayı araştırmasını ve sorumlular hakkında soruşturma başlatmasını talep ediyoruz.

İstanbul’da Arka Arkaya Nefret Cinayetleri
Beyoğlu’ndaki bir barda DJ olarak çalışan M.U.M. 3 Ekim Çarşamba akşamı Nişantaşı’ndaki evinde boğazı kesilerek öldürülmüş olarak bulundu. M.U.M.’den uzun süre haber alamayan arkadaşları evine gittiklerinde korkunç manzara ile karşılaştı. M.U.M.’yi yatağında çıplak ve boğazı kesilmiş halde bulan arkadaşları polise haber verdi. Polisin yaptığı incelemede, M.U.M.’nin cinsel ilişkiye girdikten sonra öldürüldüğü ve vücudunda ağır darp izlerinin olduğu belirlendi.

Şişli'de aynı evde yaşayan Funda ve Simge kimliği belirsiz kişilerce boğazlarından bıçaklandı. 6 Ekim Cuma sabahı Funda ve Simge’nin evinden gelen gürültüler üzerine komşuları durumu polise bildirdi. Olay yerine gelen polis ekipleri, içeri girdiklerinde Funda'nın boğazı bıçakla kesilmiş cesediyle ve olay yerinden kaçarken katiller tarafından yakalanıp boynundan ve vücudunun birçok yerinden bıçaklanan ve öldüğü sanılarak bırakılan ağır yaralı haldeki Simge ile karşılaştı. Şişli Etfal Hastanesi'ne kaldırılan ve günlerce komada kalan Simge’nin kendine geldiğinde polise verdiği ifade sonucunda katillerin robot resimleri çizildi.
LGBTT bireylere yönelik nefret cinayetlerinin önlenebilmesi için yasalarda gerekli düzenlemelerin yapılmasını istiyoruz. Polisin nefret suçu vakalarına karşı daha duyarlı yaklaşmasını ve medyanın da olayları benzer bir duyarlılıkla ele alıp LGBTT bireyleri yok edilmesi gereken insanlar olarak hedef göstermemesini istiyoruz.

Türkiye’de LGBTT Mültecilere Yönelik Nefret Söylemi
İran rejiminden kaçarak Türkiye’ye sığınan ve Orta Anadolu’da bir şehre yerleşen mülteci çift, transeksüel oldukları gerekçesiyle ev sahibi ve komşuları tarafından elektrikleri, suları ve telefonları kesilmek suretiyle yaşadıkları ili terk etmeye zorlandılar.
Türkiye’ye üçüncü bir ülkeye geçmek için gelen mülteciler 26 uydu kentte ikamet etmeye zorlanıyor. Bu şehirler muhafazakâr şehirler. Bu şehirlerde transeksüel ve eşcinsel mülteciler çalışma, barınma gibi en temel haklarına yönelik ihlallerin yanında doğrudan toplumun homofobisine ve şiddetine maruz kalabiliyorlar. Bu konuda yetkili kurumlar olan Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği ve İçişleri Bakanlığı’nın LGBTT mültecilerin Türkiye’de insan hakları ihlallerine uğramalarını engelleyecek düzenlemeler yapmasını bekliyoruz.

İran’da Nefret Cinayeti
LGBTT bireylere yönelik devlet destekli bir nefret cinayeti Türkiye’nin komşusu, İran’da işlendi. Kaos GL muhabiri Amir Hujjeti, 24 Ağustos’ta Tahran’da eşcinsel bir çiftin öldürüldüğünü bildirdi. Hujjeti’nin bizzat tanık olduğu söz konusu cinayette, gençlerden “aktif” olarak tanımlanan 24 yaşında olanı başına çuval geçirilerek şehir meydanında idam ediliyor. “Pasif” olarak tanımlanan gençse şehir dışında Besiçlerce (ahlak milisleri) işkence edilerek öldürülüyor.
İran’ı, eşcinsellere ve transeksüellere yönelik insan hakları ihlallerine son vermeye ve eşcinsel idamlarını durdurmaya çağırıyoruz.

Hiç yorum yok: