Biz, 'Trans' Gerilla’lılar, kendimizi GÖSTERME’nin; vücutlarımız, cinselliğimiz, farklılıklarımız ve “trans” etiketinin altında gizli olan bin tane kimlik hakkında konuşmanın gücüne inanıyoruz. Görünür olmak istiyoruz ve birinci şahıs konuşuyoruz.
Cinsiyete hükmetmek, VÜCUTLARIMIZI yeniden tanımlamak ve içinde gelişebileceğimiz, cinsiyet baskısına karşı herkesin güvenlik mekanizmalarını oluşturabileceği özgür, açık ağlar oluşturmak istiyoruz.
Biz kurban değiliz; savaş yaralarımız, kalkanımızdır.
İkili cinsiyet sistemini ve katı tıbbî ahlakı dayatan trans-normativiteye (cinsiyet kuralcılığına) karşı, vücutlarımızı anlamak ve inşa etmek için yeni alternatifler öneriyoruz. Üçüncü cinsten söz ETMİYORUZ, çünkü birinci ya da ikinci cinse bile inanmıyoruz. Bu, cinsiyetimizi özgürce ifade edebilme meselesi, ütopyayı ve var olan baskıyı anlama meselesidir.
Kendimizi terörist olarak değil, korsan, trapez sanatçısı, gerilla olarak, cinsiyet DİRENİŞİNİN üyeleri olarak sunuyoruz.
Kuşkuyu savunuyoruz, tıbbî olarak ‘geri gitme’ye ve ileri gitmeye inanıyoruz, hiçbir inşa süreci, GERİ DÖNÜLMEZ olarak yaftalanmamalıdır diye düşünüyoruz. Androjenliğin güzelliğini görünür kılmak istiyoruz. Nefes almak için sargılarımızı çıkarma hakkına ve onları asla çıkarmama hakkına; KASAPLARIN değil, iyi cerrahların elinde ameliyat olma hakkına, hormon tedavilerine psikiyatrist onayı olmadan serbest erişime, kendi hormonlarımızı kendimiz idare etmeye inanıyoruz.
Transfobiye karşı doğrudan eyleme inanıyoruz. Bunu başarmak için, fobinin sınırlarını yeniden tanımlamaya, bunun, yalnızca transseksüelliğin değil, nizamî olmayan her türlü cinsiyet kimliği ifadesinin reddi olduğunu anlamaya ihtiyaç olduğunu hissediyoruz.
“(sözde) Karşı cins”inin hormonlarını almak isteyen her vatandaş için yıllardır saçma, transfobik kurallar koyan İspanyol tıp protokolüne ilişkin kuşkularımızı beyan ediyoruz. Cinsiyet disforisine ya da kimlik bozukluklarına inanmıyoruz, bizce insanlar değil, sistem deli. Kendimizi cinsiyetlere göre sınıflandırmıyoruz, cinsel organlarımız, hormonlarımız, dudaklarımız, gözlerimiz, ellerimiz, vs. nasıl olursa olsun.
Evrak işlerine, yasal cinsiyete inanmıyoruz, belgelere ya da cinsiyetimizin nüfus cüzdanlarımızda belirtilmesine ihtiyacımız yok; hormonların serbest dolaşımına inanıyoruz (bu da aslında zaten var).
Artık daha fazla psikiyatrist ya da psikiyatri/psikoloji kitapları istemiyoruz; daha “Gerçek Yaşam Testleri”, vs. de istemiyoruz.
Bize ruh hastasıymışız gibi davranılmasını istemiyoruz, çünkü değiliz ama uzun zamandır bize böyle davranılıyor!
Biz aktivizme, sebata, görünürlüğe, özgürlüğe, direnişe, vs. inanıyoruz.
‘Travolaka’ Gerilla’da biz gerilla olmayı seçmedik. Hepimizin kendi özel savaşları var, ama hepimiz muharebe alanına atılmayı seçmiyoruz.
‘Travolaka’ Gerilla’ya hoş geldiniz.
(ingilizceden Öner Ceylan tarafından çevrildi)
donme dergisi yazarlarinin ve hepimizin katılımıyla yazılarımızla, yorumlarımızla yasam deneyimlerimizi paylaşacağımız, tartışacağımız bir blog yaratmayı hayal ediyoruz.
6 Ekim 2010 Çarşamba
'Travolaka' Gerilla : Manifesto
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder